Yeni tip koronavirüs hakkındaki patent iddiaları

Kısa süre içerisinde tüm dünyayı etkisi alan ve hayatı durma noktasına getiren koronavirüs salgını hakkında sosyal medyada yayınlanan bir video kısa zamanda büyük yankı uyandırdı.

Kısa süre içerisinde tüm dünyayı etkisi alan ve hayatı durma noktasına getiren koronavirüs salgını hakkında sosyal medyada yayınlanan bir video kısa zamanda büyük yankı uyandırdı. Yeni tip koronavirüsün Pasteur Enstitüsü tarafından  patentinin 2003 yılında aldığının iddia edildiği video birçok soruyu beraberinde getirdi. Soru işaretlerine açıklık getiren Destek Patent, yeni tip koronavirüs patentinin 2003 yılında alındığı iddialarının doğru olmadığını bildirdi.  

Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkarak kısa zaman içerisinde tüm dünyaya yayılan Covid-19 salgını hakkında ortaya atılan iddia, büyük yankı uyandırdı.

Yeni Tip Koronavirüsün Pasteur Enstitüsü tarafından oluşturularak 2003 yılında patentinin alındığı iddialarına Destek Patent tarafından açıklama geldi.

Alınan patent Covid-19’a ait değil

İddiaların odağındaki patentin Yeni Tip Koronavirüse ait olmadığını ifade eden Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Danışmanı, Marka ve Patent Vekili Hakan Özcan, açıklamalarında şunları kaydetti:

“Gündeme konu olan patent, Aralık 2003 Fransa rüçhanlıdır. Buluş, ciddi akut solunum sendromu (SARS) ile ilişkili koronavirüsün izole edilmiş veya saflaştırılmış suşunun genomu tarafından kodlanan proteinlerin ve peptitlerin kullanımı ile ilgilidir.  İstemlerinde canlıdan izole edilen aşı, tanı metotları ve kitleri, biyolojik ve immünolojik kompleksler ile ilgili koruma talep edildiği görülmektedir. Tarifname metninde de 2002 Kasım ayında salgına sebep olan virüsten bahsedildiği atıflardan anlaşılmaktadır.  Bu patent dışında koronavirüs ile alakalı çok sayıda bilimsel makale ve patent yayınları da bulunmaktadır.”

 

Koronavirüsün insanları enfekte edebilecek 7 türü var

Birçok tipte koronavirüs ve insanları enfekte edebileceği bilinen yedi tür bulunduğunu belirten Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Danışmanı, Marka ve Patent Vekili Hakan Özcan “İnsanlarda genellikle soğuk algınlığına yol açan bu virüsler can kayıplarının görüldüğü tablolara da neden olabiliyor. 2002 yılında Çin'in Guangdong Eyaleti'nde başlayan SARS-CoV virüsü salgını dünya genelinde 17 ülkeye yayılmıştır. 2012 yılında Ürdün/Suudi Arabistan'da başlayan MERS-CoV virüsü salgını ise dünya genelinde 27 ülkeyi etkilemiştir. Bu iki tip salgın için de aşı ve ilaç çalışmaları devam ettiği bilinmektedir” dedi.  

 

Yeni tip koronavirüs için bilinen herhangi bir aşı bulunmuyor

“Günümüzde pandemiye yol açan virüsün türü koronavirüs, sebep olduğu hastalığın kısa ismiyse COVID-19 (Corona Virus Disease-2019)’dur. Tıp literatüründe ise SARS-CoV-2   ‘Severe Acute Respiratory Syndrome Coronavirus 2’  olarak bilinmektedir” diyen Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Danışmanı, Marka ve Patent Vekili Hakan Özcan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Wuhan koronavirüsünün yeni bir tür olduğu bilinmekte ve şu anda bunun için bilenen herhangi bir aşı bulunmamaktadır. Koronavirüsün genomik dizileri Ocak 2020 yılında açıklanmıştır ve henüz bu konuda yayına çıkan bir patent olması 18 aylık yayın süresi nedeniyle henüz mümkün görünmemektedir. Basında da söz konusu patentin, yeni tip koronovirüs ile ilgili olmadığına yönelik pek çok açıklama yer almaktadır.

 

Küresel salgınlar, patent başvurularında ciddi artışa neden oluyor

Kasım 2002 ve Temmuz 2003 tarihleri arasında Hong Kong'da başlayan SARS salgını neredeyse pandemik hale gelmiş ve dünya çapında 8422 vaka ve 916 ölüm görülmüştür. Dünya Sağlık Örgütü ölüm oranını %10,9 olarak açıklamıştır. 2003 yılının başlarında SARS etkeni, haftalar içinde Hong Kong'dan 37 ülkeye yayılmıştır. (MERS-CoV) ise Orta Doğu Solunum Sendromu Koronavirüsü olarak adlandırılan virüsün neden olduğu hastalıktır. İlk kez 2012 yılının Nisan ayında Ürdün’de tespit edilmiştir. Eylül 2012’de de Suudi Arabistan’dan hasta bildirilmiştir. Halen sağlık otoritelerince hastalığın takip çalışmaları sürdürülmektedir. Bu tür global krizlerde sağlığı tehdit eden sorunlara karşı yapılan buluşların artması ve patent altına alınmak istenmesi beklenen bir sonuç olmaktadır. Bunun sonucunda da patent almak isteyen kişi ve kurumların sayılarında ciddi bir artış gözlenmektedir. Başvuruları yapan ülkeler bazında üst sıraları Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve  Hollanda takip etmektedir.”

 


Hibya Haber Ajansı

3.8b
Okunma